27 Mayıs 2009 Çarşamba

YAĞSIZ, YUMURTASIZ REVANİ


Tarifi burada görünce tereddütsüz denemeye karar verdim ama sabah ortaya çıkan hamur pişmeden önce ve piştikten sonra beni epey tereddüte düşürdü. Çünkü çok kıvamlı bir hamurdu ve pişince de hiç şişmeden incecik kaldı. Ancak sıcak şerbetle buluşunca epey kabardı diyebilirim. Demekki birazcık sabretmek gerekiyormuş :)

Gayet hafif ve şık bir tatlı oluyor. Ben orjinal tarifin 1,5 katını yaparak büyük boy kare borcamda pişirdim. Siz verdiğim oranla pişirmek isterseniz 26 cm lik yuvarlak borcam kalıp yeterli olacaktır.

Revaniyi fırından aldıktan sonra ılınmış şerbeti döküp iyice çekmesini bekleyin. Yuvarlak kurabiye kalıplarıyla şekil vermenizi tavsiye ederim. Bardakla kesmeye kalkarsanız içinde kalıp hepten şekli bozulabilir. Ben minik pasta çemberiyle şekillendirdim. Kalan parçaları da kakao ve hindistan ceviziyle karıştırıp üzerlerine pay ediyorsunuz. İşte bu kadar, afiyetler olsun...

MALZEMELER:

1,5 su bardağı irmik
1 su bardağı tozşeker
1 su bardağı yoğurt
1/2 su bardağı un
10 g. kabartma tozu (1 paket)
1 vanilya
Dilerseniz 1 çorba kaşığı limon kabuğu rendesi

Şerbeti İçin:

3 su bardağı tozşeker
4 su bardağı su
2 damla limon suyu

Artan parçalar için:
1 çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı hindistan cevizi

YAPILIŞI:

Hamuru için tüm malzemeleri iyice karıştırıp yağlanmış kalıba serin ve önceden ısıtılmış 150 derece turboda üzeri iyice kızarana dek pişirin.

Revaniniz pişerken şerbetini hazırlayın. Tencereye önce tozşekerleri alıp hafif karamelize edin ve eriyene dek yaklaşık 15 dk. kaynatın ve ocaktan almaya yakın limon suyunu damlatın. Ilımaya bırakın.

Şerbetini iyice çeken revaniyi çember kalıplarla kesin ve kalan parçaları kakao ve hindistan cevizi ile karıştırarak porsiyonların üzerine pay edin. Dilerseniz üzerine kaymak da koyup onun üzerine istediğiniz kuruyemişle süsleyebilirsiniz.

Afiyet olsun.

24 Mayıs 2009 Pazar

ÇOKOPRENSES

Çokoprens yapacağım diye işe koyuldum ama maalesef kıyısından döndüm. Banıu da tarifi ve fotoğrafı görünce vuruldum ancak benimkisi tek kat çokoprens olunca ben de adını değiştireyim bari dedim. Kibeledeki tarifin birebir aynısını yaptım ancak hamur oldukça elastik oldu. Ben açtıkça o toplandı ve ince olması gerekn parçalar kalıptan oldukça kalın çıktı. Yalnız lezzeti tam yerindeydi. Hazır çokoprens yanında sıfır kalır, çok lezzetli oluyor. Mutlaka deneyin derim. Bilge Adam'daki kafeteryamda da öğrenciler beğenerek tükettiler :) Gelelim tarife

Kurabiye için:

200 gr erimiş ılık tereyağ veya margarin
100 g.l krema (küçük paket kremaların yarısı)
1/2 su bardağı pudraşekeri
2 paket vanilya
1 yumurta sarısı
bir tutam tuz
aldığı kadar un

Arasına:
200 gr bitter çikolata
200 g. krema


Önce iç kremasını hazırlamamız gerekiyorki pişene dek istenen kıvama gelebilsin. Krema ocakta kaynama noktasına dek ısıtılır ve ocaktan alınıp doğranmış bitter çikolata içine koyularak eritilir.

Pudra şekeri ve yağ iyice karıştırılır. Yumurta sarısı, krema ve tuz eklenip tekrar karıştırılır.

Vanilya ilave edilir ve azar azar un ilave edilerek yumuşak bir hamur elde edilir. Hamur dolapta 15 dakika bekletilir ve hafif unlanmış zeminde yarım santim kalınlıkta açılıp yuvarlak kalıpla kesilir. İstenirse üzerlerine kürdanla çokoprensteki gibi delikler yapılır.

Yağlı kağıt serili fırın tepsisine alınıp önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzerleri kızarmadan pişirilir.

Ilınınca aralarına hazırladığımız kremadan sürülüp ikinci kurabiye ile kapatılır. Ben kıvamını orjinali gibi yapamadığım için tek kat kurabiyelerin üzerini çikolatalı krema ile kapladım.

Afiyet olsun.


22 Nisan 2009 Çarşamba

BİR DOĞUM GÜNÜM DAHA...

Zamansızlıktan bir türlü yazamadım. Doğum günüm geçeli neredeyse bir ay olacak. Olsun ben yinede şimdiymiş gibi davranayım bari masuscuktan canım.

Yeni yaşım bana bambaşka güzellikler getirdi. En önemlisi hayatımı tamamen değiştiren bambaşka bir işle ilgileniyorum. Öğretmenlik yapmazsam mutsuz olacağımı düşündüm hep yıllarca ve ısrarla daha güzel iş fırsatlarını teptim (şimdiden bahsetmiyorum, malum bir krizdir gidiyor). Şimdi gerçekten çok mutluyum, çünkü artık kendi işimin patronuyum. Güzel işler çıkartıyorum, güzel geri dönüşler alıyorum, en iyi olmak için didiniyorum. Kendimi seviyorum yauuuuu... ve kendi kendimin doğum gününü kutluyorum, daha da iyi bir yaş geçireceğime inanıyorum.

Yeter bu kadar megalomanlık, geleyim doğumgününe. O gün kendime izin verdim ;) çok sevdiğim arkadaşlarım, aile dostlarımla birlikte geçirdim günümü. Sevgili Tuğba cığım bize harika mamalar hazırlamıştı, kahkahalar yine ortalığı inletti. Üstüne üstlük bir de benim için pasta yapmıştı. Böyle bir jeste yer vermemek olmazdı elbette. Benle birlikte olan, hatırlayan hatırlamayan, facebooktan kutlayan :) herkese sonsuz teşekkürler. Nice güzel yıllara inşallah.

İşte ziyafetimiz ve enfes pastam













MAKARNA SALATASI


ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMA


GARNİTÜRLÜ RULO PATATES (enfes bişeydi hele içindeki kimyon çok yakışmıştı)












TAVUKLU CEVİZLİ RULO BÖREK (çok lezzetliydi)



PASTIRMALI KAŞARLI MİLFÖY KANEPELERİ





DEREOTLU, KIRMIZI BİBERLİ TUZLU KEK




NUGALI MISIR GEVREKLİ TOPLAR (atom bombası da denebilir :) enfes enfes enfesti)





BEYAZ ÇİKOLATA KAPLI MİNİ KURABİYECİKLER

METEHANSIZ OLMAZ TABİİKİ



TUĞBANIN ENFES PASTASI

veeeeeee en güzel hediye küçük adamımdan kocaman öpücük.

14 Nisan 2009 Salı

KARAORMAN PASTASI

Tarifi yakında..............

KEDİDİLİ PASTA


Tarifi yakında yayınlayacağım. Biriken o kadar çok tarif varki en azından önce fotoğraflarını vereyim sıra nasılsa tarife de gelecek diye düşündüm :D Kısmet ne diyelim

2 Nisan 2009 Perşembe

TULUMBA TATLISI





MALZEMELER:

Hamur için :

1,5 su bardağı un
1,5 su bardağı su
2 çorba kaşığı margarin
2 çorba kaşığı nişasta
1,5 çorba kaşığı irmik
2 yumurta
1 çay kaşığı toz şeker
yarım çay kaşığı tuz

Şerbet İçin:
2,5 su bardağı şeker
2 su bardağı su
1 tatlı kaşığı limon suyu
Kızartmak için: sıvıyağı

YAPILIŞI:

Öncelikle şerbetini kaynayıp limon suyunu sıkın ve ılınmaya bırakın.

Su, margarin, şeker ve tuzu bir tencereye alıp eriyinceye kadar ocakta karıştırın.

Yağ erir erimez unu ilave edip helva kavurur gibi hızlıca ocakta kavurun. Sert bir hamur olacak.
Daha sonra hamuru genişçe bir kaba alıp ılınmaya bırakın ve nişasta ile irmiği ekleyip yoğurun. Yumurtaları da tek tek ilave ederek yoğurun.

Hamur artık yumuşamış olacak. Bu haldeyken ucu tırtıklı sıkma torbasına doldurup bol sıvıyağ dolu derin kızartma kabına parça parça sıkın ve ocakta rengi değişene dek kızartın.

Yağının süzülmesi için kağıt havlu üzerine alıp şerbetin içine atın.

Şerbeti çekince servis yapın.
Afiyet olsun
NOT : Kızartma kabınızın büyük olmasında fayda var. Soğuk yağda kızartmaya başlayacağınız için hamurunuz artarsa yağın tekrar soğumasını beklemek çok zamanınızı alacaktır.

26 Mart 2009 Perşembe

NERELERDEYİM BEN???






Uzun bir aradan sonra tekrar herkese merhaba. Gerçekten özlemişim ama bu sefer tarifle dönmedim. 3 haftaya yakın süredir artık evde değilim gibi bir şey. Bunun 1 haftası Kosgeb eğitimleri ile geçti. Evet projem kabul gördü ve kredi alabilmek için Unicon un girişimcilik seminerleri ve danışmanlığı ışığında çalışıyorum. Kurulacak iş yerim için İş planı hazırlıyorum!!! Ne zor işmiş çok kapsamlı gerçekten ama bir yandan da böyle bir fizibilite çalışması yaparak hazırlıklı olarak işe girişecek olmam sevindirici.
Gelelim geçtiğimiz 2 haftaya. Artık çalışıyorum :)) Bilge Adam Taksim şubesinin kantin işletmeciliğini yüklendim. Evde yaptığım lezzetleri ve sandviçleri öğrencilerle paylaşıyorum.İlk zamanlarda ne kadar hamlanmış olduğum çıktı ortaya. Sabahın kör vakti kalkıp poğaça mayalamak v.s. üstelik akşam 20.30 lara kadar çalışmak, eve gelip bir de ertesi güne pasta, börek hazırlamak beni dağıttı diyebilirim. Bünyem ancak ancak alışıyor. Tabii bir de METEHAN faktörü varki o daha da fena. İlk başlarda hiç kabullenemedi, birden bire yemek yemeği kesti. Her zaman alışkın olduğu anneanne, babaanne bakımlarına olmadık yaramazlıklarla isyan etti ama yavaş yavaş alışıyor sanırım. Geçen sabah bizi ilk defa el sallayarak uğurladı. Oğlum benim, çok özlüyorum onu :( Eve gidince de bütün vaktimi yatırana kadar ona ayırmaya çalışıyorum. Bir de paşama pedallı bir motorsiklet aldım oynasın güzel havalarda dışarda takılsın diye(yağmur bir izin verirde, güneş şöööyle azıcık kafasını uzatırsa tabii), Kendi kendimi mi avutuyorum yoksa oğlumumu bilmiyorum???
Yaptığım tarifleri yayınlamaya http://www.hanimelipasta.com/ adresinden devam edeceğim. Tabii ilk gözağrım "bebek yemeklerini" bırakmak yok ama artık fotoğrafsız olarak devam edebilirim. Ne zamandır yazılmayı bekleyen bir kaç tarif var, onlardan sonra artık tarifler fotoğrafsız gelebilir şimdiden affınıza sığındım gitti.
Sevgiyle kalın